top of page
Search

Fotoğrafta Kalıplı Çıkmanızın Sebebi Kilonuz Değil; Bırakmadığınız Negatif Boşluklar

Writer: Mehmet Yılmazer
Mehmet Yılmazer
Jul 25
3 min read

Updated: Jul 27


Fotoğrafta gördüğünüz kişi Marianna; modellik mesleğine adım atmak isteyen Amerikalı bir öğrenci. Ailesiyle İstanbul'da tatil yaparken benimle iletişime geçti ve geçen hafta kendisiyle stüdyomuzda yaptığımız çekim de bu yazının ana fikrini oluşturdu.

Henüz acemi olduğu için çekim boyunca kendisini tabii ki birçok konuda yönlendirdim, poz vermenin temel ipuçlarını anlattım. Tekrar tekrar üzerinde durduğumuz nokta ise açılardı; özellikle de vücudun ve kolların açısı.

İster stüdyoda ilk pozunu veren bir model adayı olun, ister kurumsal portre fotoğrafınız için kamera karşısına geçen bir profesyonel, aynanın karşısında iyi görünürken fotoğrafta küt ve formsuz çıkıyorsanız sebebi çoğunlukla aynı oluyor; Kollarınızı gövdeye yapıştırıyorsunuz, vücudunuz tam karşıdan kameraya bakıyor ya da bol kesimli kıyafetlerin içinde kayboldunuz.

Aynadaki 3 boyutlu algımız ile fotoğrafın 2 boyutlu dünyası farklı çalışır. Kollarınızı vücudunuza yapıştırdığınızda beynimiz genişliği tek bir blok olarak ölçer. Bir önceki yazımda anlattım, ne kadar trend veya gündelik kullanımda şık dursalar da oversize ceketleri bu nedenle fotoğraf çekimlerinde kullanmanızı önermiyorum çünkü kıyafetin dökümü ve kolların vücuda yapışması birleştiğinde fotoğrafta "yekpare ve küt bir vücut formu" ortaya çıkıyor.

Bunlardan kurtulmak gayet basit; kollar ile gövde arasında "negatif alanlar" (üçgen boşluklar) yaratın, ayaklarınızı ve vücudunuzu biraz döndürün, ellerinize yapacak bir iş verin.

Yazının devamında, Marianna ile stüdyoda yaptığımız pratikler ve başka kurumsal portre fotoğrafları üzerinden size vücut açısı, kollar ve ellerin konumu ile ilgili ipuçlarını kısaca anlatıyorum. Bir sonraki kurumsal portre çekiminizde bunlara mutlaka bir şans verin derim.


1. Kollarınızı Vücudunuzdan Ayırın


Gözümüzün vücut genişliğini nasıl algıladığını gösteren 3 aşamalı bir örnek:


Fotoğraf çekilirken vücut açısı nasıl olmalı, ellerin konumu

  • Soldaki fotoğraf (Riskli): Omuzlar dümdüz, kollar gövdeye yapışık. Marianna ne kadar zayıf olursa olsun bu poz vücudu olduğundan küt ve blok olarak gösteriyor. Hikayeyi güçlendirmek için bazı editoryal çekimlerde bu duruş tercih edilebilir.

  • Ortadaki fotoğraf (Daha İyi): Tek el hafifçe cebe takılmış diğer kol ve vücut arasına biraz negatif boşluk verilmiş.

  • Sağdaki fotoğraf (Olması Gereken): Vücut hafif açılı, kameraya yakın olan kol dirsekten bükülerek belde istediğimiz bir üçgen negatif alan oluşmuş. Asimetri ve boşluk sayesinde duruş hem çok çabasız hem de son derece zarif.


2. Oturulan Pozlarda Vücut Açısı ve Negatif Alan


Ayakta veya oturarak poz verirken değişen bir şey yok. Kollar ile gövde arasında minik boşluklar yaratmak, yani fotoğrafçılık diliyle "negatif alanlar" oluşturmak vücudun doğal formunu otururken de ortaya çıkarmaya yardımcı olur.


Fotoğrafta oturarak nasıl poz vermelisiniz

  • Soldaki Fotoğraf (Küt Duruş): Vücut açısı güzel ama kollar vücuda yapışmış. Bu duruş bel kavisini ve formu tamamen yok ederek üst gövdeyi tek bir blok gibi gösteriyor.

  • Sağdaki Fotoğraf (Daha iyisi): Vücut açısı aynı, sağ el kalçaya doğru alınarak kol dirsekten bükülmüş. Oluşan üçgen negatif alan sayesinde duruş hemen daha dinamik, fit ve estetik bir çizgiye kavuşmuş.


3. Kurumsal Hayatın Klasiği: Kolları Kavuşturmak


Kurumsal fotoğraf çekimlerinde sıklıkla tercih edilen ama en çok hata yapılan duruşlardan birisi kolları kavuşturmak. Kolları sıkı sıkıya göğüste kenetlemek ve tam cepheden kameraya bakmak vücudunuzu kesintisiz bir dikdörtgene dönüştürür, kıyafetinizde potluklar yaratabilir ve buruşturur. Ayrıca sinirli bir bodyguard gibi görünmek de istemeyiz. Omuzlarımızdan birini hafifçe kameraya dönmek fotoğrafa hareket katar ve pozu olduğundan daha estetik hale getirir.


Fotoğraf çekilirken kolları kavuşturmak

  • Soldaki Fotoğraf (Gergin Duruş): Vücut tam karşıdan, kollar sıkıca kilitlenmiş. Vücut bir dikdörtgen gibi algılanıyor. Cepheden çekilen portreleriniz daima vesikalık hissi verme riski taşır. Bazı durumlarda, bazı kişilerde ve mesleklerde işe yarayabilir ama ben genelde önermiyorum.

  • Sağdaki Fotoğraf (Güçlü ve Doğal Duruş): Vücut 45 derece açılı. Kollar rahatça kavuşturulmuş, omuzlar serbest ve başparmaklar hafifçe dışarıda. Bu açı, istediğimiz dinamikliği bize veriyor ve pasaport vesikalığı hissinden hemen kurtarıyor.


4. Elleri Birleştirmek mi, Serbest Bırakmak mı?


Ellerinizi nereye koyacağınızı bilemediğinizi hissederseniz onlara küçük bir görev verin.


Fotoğraf çekilirken ellerimi nereye koymalıyım
  • Soldaki Fotoğraf : Kolu vücuttan ayırıp belde bir negatif boşluk oluşturmuşuz fakat eller yine de biraz gergin görünüyor. Nereye koyulacağına tam karar verilmemiş gibi.

  • Sağdaki Fotoğraf : Ellerin önde zarifçe birleştirilmesiyle dirsekler dışarı doğru hafifçe kırılır. Bel ile kollar arasındaki negatif alana ve duruşun hemen nasıl doğal bir hal aldığına dikkat edin. Elleri önde hafifçe birleştirmek her zaman başvurabileceğiniz bir yöntemdir. Tüm vücut postürünü rahatlatır.


5. Erkek Giyiminde Cep Kullanımı ve Duruş


Gövdenin küt görünmesi sadece kadınlar için değil, erkekler için de büyük bir sorundur. Hatta doğası gereği erkek kadından proporsiyon olarak büyük olduğu için, kaba ve küt görünme riski maalesef fazladır. Erkek olarak bizim en güzel kaçış noktamız bir eli cebe sokmaktır. Bu istediğimiz dinamiklikte fotoğraflar almamızı, vücudumuzun daha fit görünmesini sağlar. Aynısını tabii ki kadınlar da uygulayabilir fakat isteğinizin dışında fazladan maskülen bir etki oluşmamasına dikkat edin.


Fotoğraf çekilirken eli cebe sokmak


  • Soldaki Fotoğraf (Vesikalık Hissi): İki kol yanlara yapışık ve dümdüz durduğunda hantal ve blok bir görüntü oluştururuz.

  • Sağdaki Fotoğraf (Çabasız Şıklık): Vücut açısı döndürülmüş, tek el cebe rahatça takılmış. Ceketin hatları ortaya çıkarken, kolda oluşan açı duruşa özgüvenli bir rahatlık katmış. Dizin hafifçe kırılması tüm vücudu rahatlatmış.


Özetle; bir sonraki çekiminizde deklanşör sesinden hemen önce 3 saniyenizi ayırın: Gövdenizi hafifçe çevirin, kollarınızı gövdenizden ayırıp nefes aldırın ve ellerinize doğal bir görev verin. Küçük açıların fotoğrafta ne kadar büyük farklar yarattığına göreceksiniz!


 
 
 

Comments


bottom of page